4. Sayımız

Uzunca bir aranın ardından tekrar, yine, yeniden sizlerle ama daha çok kendimizleyiz… Epey tantanalı bir yaz mevsimini geride bıraktık. Özellikle ‘şike’ olayı gündemi sürekli meşgul etti. Yemedik içmedik, meşin yuvarlağın kimin ya da hangi takımın üzerinde kara bir leke bırakacağını düşündük fakat olanlar yine bize oldu. Kendi cezamızı kendimiz veremeyerek rezilliğimizle kaldık… Edebiyat dünyasında ise durgun bir süreç yaşanırken –Elif Şafak hariç- üç değerli şair hayatını kaybetti: Hulki Aktunç, Didem Madak ve Seyhan Erözçelik… Üstatlara Allah’tan rahmet diliyor, Can Yücel’in mezarına yapılan saygısızlığı da es geçmek istemiyoruz… Mübarek Ramazan ayında –başka bir ay da olsa fark etmez ama özellikle bu ay da hiç olmaması gerekir- bir mezara neden zarar verilir? Bu arkadaşlar kendilerini dağa bayıra salsalar da teröristlerle mücadele etseler ya… Hatırlamışken ya da hiç unutmamışken şehitlerimizin de ruhları şad olsun; ama ‘vatan sağ olsun’ demek yetmez artık… Bunu anlayın sevgili vekiller…

Dergiciğimize değinelim… Bu sayımızı şiirlere ayırdık. Bazı üstatlardan şiir istedik, söyleşi talep ettik, pek netice alamadıysak da elimizden gelen budur. Şairlerimiz: Salim Nacar, Eyüp Tosun, Ümit Erdem, Talip Nacar, Veysel Karani Tur, Ferhat Dönmez, M. Mîlat Özçelik, Hüt’üm Hayrettin, Murat Çelik, Faruk Koç, Nur Zeynep Koza ve Reşat Altın. Ayrıca Nihan Işıker, Elyad Musevi’den; K. Özkan Dağ ise C. Bukowski’den birer çeviri şiirle aramızda yer aldılar. Yine yazılarıyla Murat Çelik ve Alptuğ Topaktaş’ta dergiciğimize katkı yapan isimler. Arka kapaktaki filmi (Mr.Nobody) de izlemenizi şiddetle önererek sizlere veda ediyoruz… Ekim sayımız öyküye ait olacaktır bir aksilik olmazsa. Şiirle, öyküyle, huzurla, barışla, Orhan Gencebay’la hayırlı bayramlar… Esen kalın(ız)

3. Sayımız

İyisiyle kötüsüyle, genel olarak yağmuruyla bir ilkbahar mevsimini daha geride bıraktık. Yaz ve seçim peş peşe sıralanıyor takvimde… Bizde sizlere “Seçim Özel” sayısı yapmayı uygun görmüştük bu doğrultuda fakat hakim olduğumuz alan edebiyat olduğu için bu tertip yalnızca lafta kaldı. Yani verdiğimiz sözde durmayarak büyük politik amcalarımızın izinde olduğumuzu sizlere göstermek istedik. “Çok büyük iş başardınız!” der gibisiniz, hakikaten öyle, bu gurur bizim… İstikrar sürerken Türkiye büyürken, politik amcalar filmlerde üstsüz güneşlenirken, federasyon sistemini düşünedururken bazıları; internet yasaklansın, helal internet paketi gelsin… Biz ne yapalım? İki elimizle bir klavyeyi doğrultup oturduğumuz yerden nameler düzelim… Söyleyecek şeyler bitmese de şimdilik bu kadar… Dileriz 12 Haziran sonrası hepimiz için hayırlı olur…

Dergiciğimizden bahsedelim. Bu sayımızın şairleri; Beyaz Arif Akbaş, Alptuğ Topaktaş, Murat Çelik, Nihan Işıker, Tuğrulhan Peksert, Ferhat Dönmez, Ümit Erdem ve Tûba Durmaz. Ahmet Koçakoğlu ve Yüksel Y. Hülagü öyküleriyle yer alıyorlar aramızda; Can Şen ise iki kıpkısa öyküsüyle bizimle birlikte… Sibel Dalgın, Hüseyin Türkistanî ve Murat Erenler ise denemeleriyle katkıda bulundular. Fatih Kalafat, Jack London’un Martin Eden adlı eserini inceledi. Ayrıca çeviri köşemizde Macar yazar Istvan Örkény’den iki kıpkısa öykü ve K. Özkan Dağ’ın Network adlı filmden Türkçe’ye aktardığı ‘manidar’ replik yer alıyor.

Kapak resmimiz Nihan Işıker’e ait, kendisine çok teşekkür ederiz… Kapaktaki arkadaşı tanıyanlar bilir ki kendisi çok diktatör ve yasakçı bir zihniyete mensuptur; derginin finans kaynağı olduğundan şu seçim döneminde kendi popülizmi adına bizden böyle bir talepte bulundu… Kıramadık daha doğrusu mecbur kaldık… Sizlerden özür dileriz…

Simav için dua etmeyi unutmayınız ve yaz tatilinde bol bol kitap okuyunuz… Biz 1 Eylül’de paramız olursa yine sizlerle olmak niyetindeyiz… Esen kalın(ız)